Kemik Erimesinin Önlenmesinin Ne Zaman Başladığını Biliyor Musunuz?

Osteoporoz olarak adlandırılan kemik erimesi, 60 yaş üstünde yüzde 30-40 oranında görülmekte olup bir yaşlılık hastalığı olarak tanınmaktadır. Yaşlılıkla birlikte kemik kütlesinde kayıplar olmaktadır. Ancak artık, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde kazanılacak kemik yoğunluğunun bu hastalıktan korunmada çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Bir kadının menopozda yaşayacağı kemik erimesi sorunlarının, annesinin kendisine hamileliği sırasındaki beslenmesinden başladığı ileri sürülmektedir.
Kemik, özellikle hidroksiapatit formundaki kalsiyumdan ve kollajen dokudan oluşur. Kemikte yapım ve yıkım olayları süreklidir. Çocukluk ve ergenlikte yapım olayları ön planda olup kemik kitlesine ergenlik sonunda ulaşılır. Ulaşılan bu kemik yoğunluğu 30’lu yaşlara kadar korunur ve bu dönemden sonra kayıplar ön plana geçer.

Risk Faktörleri

Kemik erimesinde, kemik minerallerinde, özellikle kalsiyumda azalma ve kolay gelişen kırıklar söz konusudur. Temeli çocukluğa kadar iner. Ergenlik sonunda iyi bir kemik yoğunluğuna ulaşılamamış olması kemik erimesi için önemli ve önlenebilir bir risk faktörüdür. Ailevi-genetik yatkınlık, ırksal özellikler, yaşlanma ve cinsiyet ise (menopoz sonrası kadınlarda daha sık) önlenemez risk faktörleridir. Oysa beslenme, egzersiz, yaşam tarzı, hastalıklar ve ilaç kullanımına dikkat edilerek hem çocukluk ve ergenlikte kemik yoğunluğu arttırılabilir, hem de ileri yaşlarda kemik kaybı azaltılabilir.

Beslenme

İyi beslenme normal büyüme için esastır. Tüm dokular gibi kemik için de dengeli bir diyet ve yeterli kalori gerekmektedir. Anoreksiya nervosa gibi ağır beslenme bozukluklarında erken yaşlarda kemik erimesi görülebilir, özellikle ergenlik döneminde kızlarda görülen bu hastalıkta, problem düzeldikten sonra bile kemik yoğunluğu düşük kalmaktadır.

Kalsiyum

Kemiğin yapım aşamasında olduğu kadar olgunluk yaşlarında korunması ve yaşlılıkta da kaybın azaltılabilmesi için gerekli en önemli mineraldir. Vücutta yapılamadığı için kalsiyumun her gün gıdalarla alınması gereklidir. Hızlı büyüme dönemleri olan süt çocukluğu ve ergenlikte, ayrıca hamilelikte ve lohusalıkta kalsiyum ihtiyacı artmaktadır. Ancak yapılan araştırmalarda ergenlikte, özellikle kızlarda kalsiyum alımının ihtiyacın yaklaşık yarısı kadar olduğu genel olarak ergenlik dönemindeki çocukların sadece yüzde 10 – 25 kadarının gerektiği miktarlarda kalsiyum aldığı saptanmıştır. En iyi kalsiyum kaynağı süt ve süt ürünleridir. Yağı azaltılmış sütlerde kalsiyum miktarı değişmemektedir. Yeşil yapraklı sebzeler de kalsiyum bakımından zengindir.

 

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

11 Mayıs 2018

Vakumla Doğum Riskleri Ve Faydaları Nelerdir? Doğumda müdahale gerektiren durumlarda...

Doğum

7 Haziran 2016

instagram volgers kopen volgers kopen buy windows 10 pro buy windows 11 pro