Dikkat Bebek Var!

  • 1 Star (No Ratings Yet)
bebek, bebek bakımı,

bebek, bebek bakımı,

Hiç kuşkusuz, ebeveynlerin en mutlu oldukları ve mucizeye tanıklık ettikleri anlar; bebeklerinin dünyaya gelmesi ve onların büyümesini izlemektir.  Özellikle annelerin bebekleriyle çok fazla vakit geçirmesi sebebiyle, anneler evdeki ve bebekteki her konuya hakim olmaktadır. Acemi anneler için korkutucu olabilen bebek bakımı, kısa sürede adapte olunabilen doğal bir süreçtir.

Bebeğin dünyaya geldiği ilk zamanlar, her kafadan bir ses çıkar ve yeni anne babalar, kime inanacaklarını şaşırırlar. Aile büyükleri, komşular, doktorlar her biri farklı olan önerilerle kafa karışıklığı ve strese sebep olurlar. Özellikle bebeği emzirme ve kucaklama konusunda aile büyükleri, bebek ve annenin arasına giren birer kara kedi gibi davranırlar. “Bırak ağlasın yoksa kucağa alışır”, “sütün yetmiyor senin, mama verelim”, “suyun yeri ayrı su içsin çocuk” ve buna benzer bir çok vesveseyi anneye vererek, psikolojik baskı uygularlar. Özellikle anneanne ve babaanneler tarafından uygulanan bu baskı, çocuk büyütme tecrübesi olan büyüklerin her zaman doğru olmayan önerilerini iyi niyetle ama yanlış şekilde yeni anneye iletmeye çalışması sonucu oluşur. Oysa her anne, içgüdüsel olarak ne yapacağını bilir. Bebek her ağladığında emzirilmeli ve kucaklanmalıdır. Bu onun kendini güvende hissetmesine neden olur ve ilerleyen yıllarda gelişecek olan tutum ve davranışlarını etkiler. Bebeklerin yaşamının ilk 1 yılında en birincil ihtiyacı annedir. Onu besleyen, sarıp sarmalayan ve tanıdık bir koku olan anneden başka, bebeğin ihtiyacını daha iyi anlayan kimse yoktur. Bebek annesinin kendisinden ayrı bir birey olduğunun farkında değildir. Bu yüzden annesinin eksikliğinde kaygılanır ve huzursuz olur. İlerleyen aylarda bebek çevreyi keşfetmeye başladıkça ve annesinin gittiğinde geri geleceğini deneyimledikçe bu duruma alışacaktır.

 

Bebek Beslenmesine Giriş

Bebeğinizin nasıl büyüdüğünü ve emekleyip yürümeye başladığını anlayamayacağınız hızlı bir gelişim süreci başlar. Bebek ek gıdaya başladığı 5-8 ay arasında, artık çevresini keşfetmeye başlayacaktır. Değişik yiyecekleri tadarken, ilk zamanlarda ayrım yapmaz. Her bir besinden, önce çok az bir miktar vererek, bebeğin alerjisi olup olmadığını test etmelisiniz. Anne sütü 1 yaşına kadar yine ana besin maddesi olacaktır. 1 yaşına kadar bebeğinize vermemeniz gereken gıdalar; bal, tuzlu ve tatlı yapay gıdalar, şekerli muhallebiler, inek sütüdür.

Bebeğinizin beslenme şekli anne sütü ağırlıklı olsa da, anne sütü kesildiğinde ek gıda ve katı gıdalardaki  beslenme düzenini oluşturacak olan sizsiniz. Çünkü bebekler, ebeveynleri rol model alarak, onların yiyip içtikleri yiyecekleri yemek isterler. İlk başta nasıl bir beslenme düzeni oluşturursanız ona alışır. Diş çıkarma dönemlerinde iştahsız olabilir ve bu dönemde yemek konusunda baskıcı olmanız ters etki yaratabilir. Aylar geçtikçe zorla beslediğiniz bebeğiniz, ağzından püskürttüğü yiyecekleri suratınıza isabet ettirerek ve nokta atışları yaparak yiyeceklerin havada uçuşmasını izleme dönemine girmenize sebep olacaktır. Beslenme konusunda baskı yapmamanız ve onu kendi kendine yemesi için teşvik etmeniz gerekir. Yemek saati geldiğinde onun yiyeceklerini önüne koyun ve yemesi için 10 dakika izin verin. Eğer yemezse tabağı kaldırın ve belli aralıklarla tekrar sunun. Acıktığı için önünde sonunda yiyecektir. Bebeğiniz aç kalmasın diye ona bisküvi, çikolata gibi gıdalar vermeyin. İlk alıştırma döneminde bebek yemekleri için farklı bir menü hazırlayabilirsiniz.

Bebeğiniz emeklemeye ve yürümeye başladığında süper anne döneminiz de başlamış demektir. Bu dönemde acemi anneden hiper anneye dönüşeceksiniz. Her gittiğiniz yerde peşinizde olacak olan bu minik dedektif, evin her köşesini kurcalayacak, çekmeceleri açıp boşaltacak, mutfak dolaplarını kurcalayacak ve evdeki zararlı olan her türlü objeye ulaşmaya çalışacaktır. Bu durumdan minimum etkilenmek için bebeğin yakın çevresinde olan zararlı  eşyaları ortadan kaldırmanız, çekmece ve kapılarda güvenlik kilitleri kullanmanız gerekecektir. İlerleyen aşamalarda pencere, masa ve sandalyelere çıkacak olan minik insan, bitmek bilmeyen enerjisiyle sınırlarınızı zorlayacaktır. Bu duruma engel olmak bebeğinizin kişiliğini olumsuz etkiler. O yüzden engel olup sürekli “yapma”, “dur” gibi olumsuz direktifler vererek bebeğinizin keşfetmesine engel olmamanız gerekir. Çok tehlikeli durumlarda dikkatini başka yöne çekerek kızıp, azarlamadan bir iletişim kurmanız gerekir.

 

Bebeklere Asla Yapılmaması Gerekenler

  1. Bebeğinize asla vurmayın! Şaka yollu da olsa, vurma ve şiddet içeren davranışları bebeğinize göstermeyin, kesinlikle uygulamayın.
  2. Sürekli engelleyip, bağırmayın! Evet, bir insan büyütmek sabır isteyen bir iş ama bunu göze alarak bir bebek sahibi olduğunuzu unutmayın. Dünyayı keşfetmeye çalışan bu küçük bireye bağırıp çağırmayın. Ona keşfetmesi için uygun bir alan tanıyın ve destek olun.
  3. İlk 2 yıl disiplin etmeye çalışmayın. Sürekli  “hayır”, “dur”, “yapma”, “cısss” gibi engellemeler çocuğun merak duygusunu köreltmenize sebep olur.
  4. Beslenme konusunda ısrar etmeyin. O acıktığı zaman yiyecektir. Yeni dişler çıkarken bebekler iştahsızlaşabilir, bu normal bir durumdur.
  5. Başka yaşıtlarıyla kıyaslamayın. Bunu çocuğunuz kaç yaşına gelirse gelsin asla yapmayın. Her insan farklıdır ve gelişim evrelerinde kazandığı deneyimler farklı zamanlarda varlık gösterebilir. Bu yüzden geride ya da ilerde olduğunu düşünerek kıyaslayıcı davranmayın.
  6. Panik bir anne olmayın! Sürekli düşecekmiş gibi davranmayın. Çocuğu korku efektlerinizle korkutmayın ve özgür bırakın.

Bebeği ağlatarak eğitmek son yıllarda moda haline gelse de, bu durum bebeğin ağlaması sonucu kasık fıtığı olmasına bile neden olabilecek kadar ciddi sorunlara yol açabilir. Hiçbir bebek ağlayarak terbiye edilmez, size ihtiyacı olduğunda acıkmış olabilir, altı kirli olabilir ya da sizin kucaklamanıza ihtiyacı olabilir. O yüzden nazi subayı gibi davranarak bebeğin psikolojisini ilk aylardan bozmaya kalkışmayın.

Bebeğinizi özgür bırakın derken, tehlikelere açık bir alanda serbest bırakın anlamına gelmiyor. Sadece ona uygun olan bir özgürlük alanı belirleyerek, engelleyici tutum ve sözlerden vazgeçin. Bebek çevresini keşfedecek, yeni insanları, bebekleri tanımak isteyecek ve kendi iletişim şekli ile iletişim kurmak isteyecektir. Buna engel olursanız kendine güvensiz ve korkak bir birey yetiştirirsiniz. Çocuğu koruyup kollamak isterken, psikolojisine olumsuz etkilerde bulunabilirsiniz.

 

Bebeğiniz İçin Yapabilecekleriniz

– Yabancı insanlarla iletişim konusunda asla zorlamayın. Aslında yabancılardan çekinmesi iyi bir şeydir. Tanımadığı insanlarla mesafeli olması gerektiğini ne kadar erken öğrenirse o kadar iyidir. İnsanlardan korkmasına izin vermeden, mesafeli olmasını sağlayın.

– Kardeşleri ile ilişkisine el atın. Kıskançlık, çocuklar arasında sık görülen bir durumdur. Bunu engellemek de sizin elinizdedir. Kıskanan da bir çocuk olduğu için, onlarla ortak bir oyun kurun ve oyun yoluyla, kıskanmaması gerektiğini ve onu sevmekten asla vazgeçmeyeceğinizi anlatın.

– Hayvanları sevmesine izin verin. Hayvanlarla yaşayan insanların olduğu bir evde büyüyen çocuklar daha sıcakkanlı ve neşeli oluyor. Hayvanları ona tanıtarak, sevip okşamasını teşvik edin.

– Çocuğunuzla her zaman pozitif bir iletişim kurun ve ona yanlış olan şeyin ne gibi bir zarar vereceğini anlatın. Emin olun sizi dinlemiyormuş gibi görünse de bunu anlayacaktır.

– Sizinle uyumasına izin verin. Büyüdükçe zaten isteseniz de sizinle uyumak istemeyecektir. O yüzden bebeğinizle geçirdiğiniz her anın keyfini çıkarmaya bakın ve sevginizi ondan esirgemeyin.

Unutulmamalı ki bebek gelişimi ve eğitimi ne kadar erken başlarsa, çocuğun topluma uyum sağlaması da o kadar erken olur. Onun ne kadar küçük olursa olsun bir birey olduğunu, size derdini anlatamayacak kadar küçük olduğu bebeklik döneminde, sadece ağlayarak iletişim kurabildiğini asla aklınızdan çıkartmayın.